Ana Sayfa                         Forum       




















    NE BAL VAR, NE DE PEKMEZ...
   
A. Geylanî Hazretlerinin üzerine hiç sinek konmazdı. Onun bu haline vakıf olanlardan biri sordu.
    - Üzerinize sinek konduğunu hiç görmüyoruz? Sebebi nedir?
    Şu cevabı verdi:
    - Niçin konsun ki? Üzerimde ne dünyanın pekmezi var, ne de ahiretin balı...

    ALIŞVERİŞE GELDİK...
   
İbn-i Muhayrız isimli din alimi, elbise almak için bir mağazaya girdiğinde, içerdekilerden birisi onu tanıdı ve dükkan sahibine:
    - Bu zât, İbn-i Muhayrız'dır, dedi.
    İbn-i Muhayrız kendisine özel bir muamele yapılmaması için hemen dışarı çıkarken:
    - Biz paramızla birşeyler almaya geldik, dedi. Dinimizle değil.

    İHLASLI OLMAK
   
Yahya bin Muaz'a:
    - Kul ne vakit ihlaslı sayılır? diye sormuşlar. Cevaben şöyle buyurmuş:
    - Kendisini öven insanla, tenkid eden insanı bir gördüğü vakit...

    SİZ DE ORTAKSINIZ
   
Süfyan-ı Sevrî, evinin kapısı önünde bir dostuyla sohbet ederken, önlerinden son derece süslü giyinmiş bir adam geçti. Dostu bu adama hayranlıkla bakarken, Süfyan-ı Sevrî ona şöyle buyurdu:
    - Eğer sizler gıpta ile bakmamış olsaydınız, bu adam böyle süslenip israfa girmezdi. Hayranlığınızı ifade eden tavrınızla bu adamın 'israf' günahına siz de ortak oluyorsunuz.

    REHBER BÖCEK
   
Ebü'l-Haccac Aksurî'ye:
    - Maneviyatta rehberin kim? diye sorduklarında:
    - Bir böcek, dedi.
    Alay ediyor sandılar. İzah etti:
    - Dışarıda gezerken, fener direğine çıkmak isteyen küçük bir böcek gördüm. Kaygan olduğu için yarı yoldan düşüyor, fakat hiç yılmıyordu. Yüzlerce defa aynı hareketi tekrarladı. Onu o halde bırakıp mescide gittim. Çıktığımda bir de ne göreyim, direği tırmanmış, fenerin yanında duruyor. O hayvan engellerden yılmama ve sebat etme konusunda rehberim oldu.

    BİR ÖKÜZ UĞRUNA
   
Oğlunun okuması için çiftliğindeki bütün inekleri satan bir köylü, onun birşey öğrenemediğini görünce:
    - Ne bahtsız adammışım, diye söylenmiş. Bir öküz uğruna ne inekler feda ettim.

    MALIN NEREDE?
   
Hasan el-Basrî, "Ben ölümden korkuyor ve onu sevmiyorum" diyen birine şu cevabı vermiştir:
    - Malını geride bıraktığın için ölümü sevmiyorsun. Eğer malını ileriye (ahirete) gönderseydin, peşinden gitmek isteyecektin.